18/9/2009 - ERK
BÖLÜM 2 :
Doktorla kararlaştırdığımız randevu saatine bir saat gecikmeli olarak gitmiştim.Bana yan odayı gösterek, hazırlanmam için bir süreliğine yalnız bırakmıştı. Klasik muayene koltuğuna oturacağımı sanıyordum ama onun yerine yan tarafında çeşitli boyutlarda elektronik alet ve ekranın olduğu bir yatağa uzanmam istenmişti. ''Hazır mısın?'' diyerek içeri girdi doktor.''Neye?''dedim. ''Merak etmeyin canınızı acıtıcak bir şey yapmayacağım,sadece gevşemenizi ve dediklerimi aynen uygulamanızı istiyorum'' dedi yumuşak bir sesle. Rahim bölgesinin etrafına ve yunurtalık bölgelerime plasterlerle hüçük metal düğmeler yerleştirdi.Bu metal düğmelerin her biri kablolarla küçük kutuya bağlanmıştı.Kutunun üzerinde mavi,yeşil ve sarı renkde çeşitli düğmeler vardı.Kutunun bir ucu monitöre ,diğer ucu kabloyla duvardaki prize bağlanmıştı. Ürpermiştim.''Bana elektirik mi vereceksiniz''dedim.Omzumu tutarak''Rahim bölgesinde küçük şoklar yaratarak,kasılmalarının düzenini ve sıklığını ölçeceğim''dedi. Ne yapmam gerektiğini düşünüyordum.Kalkıp gidebilirdim.Yada zaten hırpalanmaya alışkın olan olan bedenimin,bilim adına biraz daha hırpalanmasına izin vererek.......
''Hazırsanız,başlıyoruz''dedi doktor.Sıkılarak''Tamam''dedim.''İlk uyaranların farkına varamayamayabilirsiniz bu çok normal.Verdiğiniz tepkilerin sıklığına göre şiddetini arttırabiliriz ya da süreyi uzatabilirliz ''dedi 'çatlak' doktor. ''Yani tüm bu işkenceden sonra sağlıklı bir cinsel hayata kavuşacaksam...,ay! Bu da neydi?''dedim,kızgınlıkla ''Merak etmeyin,sadece bir deneme.Ölçerlerimizin çalışıp- çalışmadığını kontrol ettim''dedi gülerek.Şüpheyle ''Yoksa ilk kez bende mi deniyorsunuz ?''dedim.Soruyu beklemiyormuş gibi önce duraksadı ve biraz sesini kısarak''Pek sayılmaz!''dedi.'''Bu nasıldı?' dedi,gözlerimin içine bakarak.Kıkırdayarak''Hoş bir gıdıklamaydı.'' dedim.Sorular yaklaşık yarım saat devam etti.İlk denemenin dışında hiç biri rahatsız etmemişti.''Tamam,kalkabilirsiniz''dedi. ''Giyindikten sonra içeri yanıma gelin.Grafiklerin sonucunu birlikte değerlendireceğiz.''Merakla ve biraz da gergin,alelacele giyinerek içeri geçtim.''Evet,sorun neymiş?''dedim.''Önce size tıbbın her konuda çok ilerlediğini ve ilaçlarla kısa sürede tedavilerin başarıyla sonuçlandığını hatırlatmak isterim.'' ''Yani ......''dedim sabırsızca.''Siz de kadınların yünde 43'ünde görülen iktidarsızlık sorunu var. Size vereceğim bu ilaçları düzenli olarak kullandığınızda iki ayın sonunda sağlıklı bir cinsel hayata kavuşacaksınız''Doktorun muayenesinden kapıyı öylesine şiddetle çarparak çıkmıştım ki hanın içinde bir bomba patlamıştı adeta.
Kısa süre sonra kendimi bir kulübün barında buldum.Ardı ardına kadehleri yuvarlamaya başlamıştım.Kaçıncı kadehti bilmiyorum! Artık kendimi daha iyi hissediyordum.Bardaki çocukla şakalaşıyor,kahkalar atıyordum. Çocuk bir ara kulağıma eğilerek, “Abla,şuradaki adam ,yarım saatir seni kesiyor....” dedi. Loş ışıkta yüzünü tam olarak seçemiyordum.Bardan indim,elimdeki kadehi sallayarak masaya doğru yöneldim. “ Tanışalım mı “ dedim .“Çoktandır tanışıyoruz !“ dedi, ukalaca.Biraz daha eğilerek “Nere......! “ Kelimeler boğazıma dizilmişti.Karşımda oturan kişi tüm bu yaşadığım acıların müsebbibi olan ve görmek istediğim en son insandı.
Benim şaşkınlığımı fırsat bilerek, daha da ezmek amacıyla, ayağa kalkarak, tepemden suratıma dik dik bakarak konuşmaya devam etti. “Seni bulmak çok zor olmadı .En son bıraktığım noktadan bir adım bile ileri gidememişsin ve hatta -ne yazıkki -..” bunları söylerken eliyle bulunduğumuz mekanı işaret ediyordu. Kafamı toparlamaya çalışarak, “ Evet, -ne yazık ki- buralardayım ama bu seni tekrar elime geçirmek için iyi bir fırsat yakalamamı sağladı. “diye tısladım, sinsice gözlerimi kısarak. ”Ne demek istiyorsun ?” dedi şaşırmış bir ses tonuyla .. Sorular tekrarlanmaya başladığında artık kulaklarımın işitemeyeceği bir frekansa geçmiştim. Beynimin içinde uğultular başlamış , gözlerimin önünden film şeridi gibi geçmiş hızla geçiyor , her karesinde ,öfke damarlarımdan hızla beynime ve şakaklarıma doğru basınçla yükseliyordu. Birden korkunç bir şangırtı koptu barda, ardından acı bir çığlık yankılandı ! Genç kadın , kapıya doğru ağır adımlarla ilerlerken ,elinde tuttuğu- kanlar içindeki -erk temsilini gösterek boşluğa doğru tiz bir sesle haykırdı. “İKTİDAR -BEN'İM - ARTIK “
“Kadının erkeğin verdiği hazza göre kendi bendenini tanımasının, ne denli yanlış olabileceğini göstermenin ,işimizin en önemli parçası olduğunu düşünüyorum.Kadın bedenini kadına tanıtan erkeklerin çoğunun ,deneyimi 3-5 genelev ilşkisine dayanır.” ŞİRİN TEKELİ /KADIN BAKIŞ AÇISINDAN 1980 'LER TÜRKİYESİNDE KADIN.
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
16/8/2009 - ERK

Aslında hepimiz hastayız !
"Her dert için bir ilaç yaklaşımı,90'lardan beri günlük yaşama damgasını vurdu.İlaç şirketleri, kadınlara da Viagra satmak için hastalık üretmekle suçlandı.Mercek altına alınan araştırmalara göre kadınların % 43 'ü cinsel yetersizliğin pençesinde ! Kaynak : Radikal- 2003/01/04- haber -61703
ERK
BÖLÜM 1:
Yataktan kalktığımda her yanım ağrıyordu.Uykusuzluk, baş ağrısı, miğde yanması hepsi üst üste binmiş , bir de sıcak hava işin içine girince , hayat hepten çekilmez olmuştu.Yaşamsal faaliyetlerimi tümüyle etkileyen dış faktörler, hayatımı gitgide boka sardırmaktaydı. Gün içinde yeterince dinlenemediğim için, gece barda keyifsiz ve sinirli oluyordum. Aslında klübte göze batan,kadınlardan biriydim.Ama benim ile bir kez birlikte olan müşteriler, bir kez daha yanıma yaklaşmak istemiyordu.Bu yüzden diğer kızların masaları dolup taşarken ,benimkisi çoğunlukla boş kalıyordu.Tabii eğer yeni bir keriz düşmemişse ....
Dün gittiğim jinekolog da iyice sinirlerimi bozmuştu.Önce bana bir iki test yapması gerektiğini,ancak ondan sonra kesin tanı koyarak ,tedaviye geçebileceğini söylemişti.Bense ağrılı cinsel ilişkiler yaşadığım için "Acilen bir sakinleştiriciye ihtiyacım var "diye düşünmüştüm.
Klübteki ilişkilerden zevk almam mümkün değildi elbet ama hiç olmazsa hoşlandıklarımdan zevk alabilmek istiyordum.Sevişmelerimizin ön oyunlarını, karşıdakinin kabileyeti ölçüsünde sorunsuzca atlatırken, sonrası kabusa dönüşüyordu.
"En iyisi giyinip , kendimi bir an evvel dışarı atmalıyım" dedim kendi kendime ... Yoksa sinirlerim iyice bozulacaktı.
Merkeze uzak bir yerde oturuyordum.Bu yüzden insanların arasına karışmak için illaki bir taşıta binmem ve çeşitli kokuların da karıştığı ,o boğucu sıcağa katlanmam gerekiyordu. Belediye başkanımız ,halkı için yeni, klimalı otobüsler tahsis etmişti.Bunlara rast gelirsem, hiç kaçırmadan biniyordum.Tabii o zaman ücret ödemek, kaçınılmaz oluyordu. Cebimde çok fazla para yoktu.Bu yüzden ilk gelen dolmuşa bindim.Arkalara geçerek,mümkün olduğunca şöförün görüş alanından uzaklaştım.Bir iki durak sonra iki kişi birden aynı durakta inmek isteyince , hemen arkalarına takılarak ben de arabadan indim.Ağaçların gölgesine sığınarak yürümeye başladım.Bir yandan da düşünüyordum."En son ne zaman zevk alarak sevişmiştim ? " diye . Hatırlaması zordu ...." Peki ilk ne zaman zevk almıştım ? " ....
Onüç yaşındaydım sanırım, yan odadan gelen seslere uyanmıştım.Önce mırıltılar şeklinde , sonra giderek tempolanan iniltilerle, yatak gıcırtılarını dinlerken,bedenim bu ahenge eşlik ederek ,salınımlarla , gel- gitlerin içinde kaybolmuştu.
Saatime baktım.Daha klübün açılmasına iki saatten fazla vardı.Bir iki lokma bir şeyler yemek için, ucuz tost yapan bir yer aradım.Sıcakta pek bir şey yenmiyordu.Ama sigara içtikçe miğdem kazınıyor ,asit üretimi hızlanıyor,zaman geçtikçe de dikkatimi toplamakta zorlanıyordum. Tostçunun arka tarafındaki bahçeye koyduğu taburelerden birine oturarak,bir elimde tost, bir elimde ayran, boş gözlerle tıkınmaya başladım.Karşıdan gelmekte olan adama takılmıştı gözlerim.Yanılıyormuyum diye ,dikkatlice adamın yüzüne baktım. Evet, oydu !Bunca sene sonra hiç değişmemişti.Sadece saçları biraz daha kırlaşmıştı.Eee., dile kolay on yıl vardı aramızda. Her zamanki gibi emin adımlarla biraz ötesinde bekleyen genç adama doğru yürüyordu.
"Tabii ya, ilk sevişmelerimin en büyük katili oydu! " Sayesinde ruh hastası olmaya ramak kalmıştı .Her seferinde beni masturbasyon yolu ile tatmin ettikten sonra ,zorlayarak anal ilişkiye girerdi.Az mı gözyaşı dökmüştüm onun yüzünden ... "P.V.K.. herif !"
Bugün klüb oldukça sakin görünüyordu.Diğer kızlar henüz gelmemişti.Bara doğru yürüdüm.Taburelerden birine oturdum.Her zamanki gibi bir viski söyledim.Daha ilk yudumunu almıştım ki; "Merhaba ! Boş musun ? " diyerek,yanıma oldukça uzun boylu, iri yapılı, genç sayılacak yaşta bir adam yaklaştı.
"Boşum " dedim, elimdeki kadehe bakarak.
" İyi o zaman , hadi çıkalım" dedi.Canım hiç bir yere gitmek istemiyordu.Klübün kurallarına göre de önce içki ısmarlamak zorundaydı."Acelen ne , önce bir iki kadeh içelim" dedim." Fazla vaktim yok, geliyor musun ? " diyerek , kapıya yöneldi.Çaresiz yerimden kalktım....
Yolda yürürken ,"Evin var mı ?" diye sordu. " Var, var da !Ben işimi eve taşımıyorum "dedim ,sırıtarak..... İçimden "Züğürtün tekine rastladık herhalde !" diye söylendim." Bir şey mi dedin ? "dedi,homurdanarak."Hayır " derken gözlerimi yere kaydırdım."Acaba yüksek sesle mi söylemiştim ? "
Bugüne kadar gittiğim en kötü otellerden biriydi.Aslında otel de değildi.Evden bozma küçük bir pansiyondu.Daha girişte yakalayan kesif,rutubet kokusuyla karışık,sidik ve bok kokuları insanın miğdesini allak bullak ediyordu. "Lağıma mı girdik acaba ? " diye düşündüm. "İkinci kattakiköşe oda boş.Gece de kalacak mısınız ?" diye sordu, kasadaki şişman kadın .Sanki saatlik kiralıyormuş gibi..! "Hayır, bir saat sonra biter işimiz "dedi ,adam.Kadın, memelerinin altındaki teri elbisesiyle silerken, " İyi , parayı peşin alıyoruz. 25.OOO.OOO TL " dedi. Cebinden bir yirmilik çıkartıp, kasaya attı adam "Bu yeter ! Anahtarı ver " dedi,yüksek sesle adam. Umursamaz bir tavırla ,anahtarın asılı olduğu yere uzandı kadın."O zaman çarşafları değiştirmem , al bakalım ! " dedi.
Üst katta ışık yoktu.Karanlık koridorda el yordamıyla ilerleyerek son odaya ulaştık. Kapıyı açar açmaz yatakla burun buruna geldik.Zaten odada başka bir şey de yoktu.Dört duvar ve bir yatak.Duvarlarda rutubetten oluşmuş yeşil küfler ve çatlaklar vardı. Yatak, somyanın üzerine atılmış, ince bir süngerden ibarettti.Üzerinde lekelerle dolu yırtık bir çarşaf ve kılıfsız bir yastık vardı.Çarşaf , son giren müşteri/ler(n)-in saç kıllarıyla doluydu.
"Üzerini çıkarma " dedi. "Anlamadım " dedim şaşırarak."Üzerini çıkarma.Sadece kilodunu çıkar ve sırtını dönüp yatağa uzan..." diye tekrar etti. "Ne yapmaya çalışıyorsun......." diyecektim ki, lafımı bitirmeden kolumdan tutup yatağa fırlattı.Paltolonumu sıyırmaya çalışarak"Haydi , çıkar şunu "diye bağırdı. Hıçkırıklarım,yüreğimdeki ve bedenimdeki acılarla harmanlanarak,boğazımda kocaman bir düğüm oldu.
DEVAMI VAR...
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
11/8/2009 - SOKAK İÇİNDE YAŞAYANLAR İLE NEFES ALIR
Senin için verdiğim her emek,seni bir parça daha benden ve benimle kılar.
***
Duvarlarının arasından aldığım her nefes,ruhumun bir parçasını daha ,senden ve seninle kılar.
***
Yaşadığım her anı paylaştığım bu sokak,zamanı benim için sonsuz ve erişimsiz kılar.
N.Ö
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
3/7/2009 - ölümün kokusu
Sıcak , Buharlaşan toprağın nemiyle karışmış, Çürük otların ve ölümün kokusunu, rüzgarın esintisiyle çevremize sarmakta .......... ********* Bu ağır kokudan kurtulabilmek için ,
Sen,deliler gibi koşuyorsun, rüzgarın her esişinde , evinin içerisinde ,
Elinde en keskin ilaçlar ile ........... ********** Ama ne çare ..! Vicdanını temizleyene dek bırakmayacak peşini , Üzerine yapışan bu koku ,
Acının ve ölümün çığlığını taşıyacak sana ,her rüzgarın esintisinde N.Ö (suçsuz yavrulara atfen )
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
27/6/2009 - Hangi laneti peşinize salayım ki.......
 Sabahın altısında homurdanarak çarpan bir kapı sesiyle uyandım ! Ne olduğunu anlayamadan yukarıdan bir kapı daha açıldı ve ağır aksak bir ayak sesi merdivenden inerken yüksek sesle hal hatır sormaya başladı. Kapının önüne çıkan kadın, ellerini beline koymuş ,avazı çıktığınca bağırıyordu. " Bu ne böyle ,apartmanın içinde, her yerde kedi ...biz bunları çekmek zorunda mıyız ?" Diğeri merdivenden ,yaşının verdiği ağırlık ve yavaşlıkla ,kısık fakat homurtulu bir ses tonuyla, tastik eden bir iki kelime etti.Ve zafer edasıyla biri işine, diğeri çöp dökmeye gitmek için apartmandan ayrıldılar. Kapının gerisinde ben ise ağzım açık ,yüreğim buruk sesim çıkmadan duruyordum. Neden sonra kendime geldim ve kapıdan iki kova suyu apartmanın girişine doğru dışarıya akıtarak, evin içine girdim. Bu muydu yani bütün gürültü ! Aradan bir gün geçti.... Siyah yavru kedi bir gece öncesinden beri eve gelmemişti. Akşam üzeri eve geldiğinde ise tavrı bir garipti.Hiç bir şey yemiyordu......su dahi içmiyordu..... Kenarda durarak öylece devrik gözlerle etrafına bakınıyordu... Ertesi sabah sesinde garip bir hırıltıyla uyandı ve artık miyavlayamıyor onun yerine, genizden gelen bir hırıltı ile seslenmeye çalışıyordu. Daha önce annelerden birinin başına da bu tür bir zehirlenme örneği gelmişti. Malum logarlarımız sık sık ilaçlanıyordu ...hamam böcekleri ve fareler için... Çıkan böcekleri yiyen kediler bir süre bu problemle karşılaşıp ,sonra ot yiyerek düzeliyorlardı. Ama bu sefer durum farklıydı , gittikçe artan bir inilti başlamıştı Veterinere gitmeye ve serumla birlikte çeşitli ilaç takviyeleri vermeye başladık ... Ama ne çare ! Bugün buz gibi soğuk bir bedeni aldım sabah altıda elime ...anlatamam size bu acıyı ,,,,,bu çaresizliği ,,,ve bu öfkeyi SÖYLEYİN ; HANGİ LANETİ SALAYIM Kİ PEŞİNİZE , BENZERLERİNİZ AYNI DAVRANIŞLARI YAŞATMASIN BİR DAHA SEVDİKLERİMİZE N.Ö
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
:::Hakkımda:::
13 yaşından bu yana,yazı yazmanın hayatımdaki önemini ve yerini,teknoloji olanakları ile beraber sanal ortama taşıyorum :)
:::Kategorilerim:::
:::Son Yorumlarım::
:::Arkadaşlarım:::
|